Dünya

ZİKRİN FAYDALARI

“Ey iman edenler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz.”(Enfal 45)

Allah’ın Rasulü buyurdu ki: Ey Ali!  Doğru olan kimsenin üç alameti vardır;  

1. (Nafile)İbadetini daima gizli yapar,  
2. Düştüğü musibeti, uğradığı belayı kimseye anlatmaz,   
3. Daima Allah Tela’yı zikreder.   

”Zikir, semavi ve arazi inecek her türlü musibete kalkandır.” (Ahmet Rufai)

                   Zikrin hakikatine ermek istersen, Tesbih ve zikirden uzak olma. İstiğfar-ı Şerifi çoğalt böylece rızkın helalini celp etmek, dilinde hikmet pınarlarını akıtmak mümkün ve müyesser ola. Unutma ki kalbin sükûnet ve huzuru ancak zikrullah ile mümkün olur. Arşın gölgesini ancak Allah’ı zikredenler bulur: Arşın gölgesinde gölgelenmeyi hak eden insanları şöylece sıralayabiliriz:

                   Peygamber Efendimiz (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Yedi sınıf insan vardır ki, Allah onları, hiç bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde kendi arşının gölgesi altında gölgelendirecektir. (Bunlar): Âdil yönetici, Allah’a ibadet ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç, gönlü mescitlere bağlı olan kimse, birbirini Allah için seven ve bu muhabbetle bir araya gelip, bu sevgi ile ayrılan iki kişi; Güzel ve mevkii yüksek bir kadın tarafından davet edilip de kadın kendisini ona arz ettiğinde: Ben Allah(cc)’tan korkarım, deyebilen kişi, sağ elinin verdiğini sol eli duymayacak derecede gizli sadaka veren kimse, hiç kimsenin görmediği bir yerde, Yüce Allah’ı (lisanen veya kalben) zikredip gözyaşı döken kimse.”

                 Allah’ın Rasulüne Kuran-ı Azim, aydınlığı ebediyen sönmeyecek bir nur, dibi bulunmaz bir hikmet denizi, yoluna dahil olanın şaşırmayacağı bir hidayet membaı, Hakla batılı birbirinden ayıran Furkan, delil arayanlara kati burhan, sonunda hastalık çıkmayacak şifa, ahkamına tabi olanlara izzet nişanesi bir Zikir olarak nazil oldu. Kuran okumak zikrin en efdalidir. Kuran-ı Kerimi ihmal edenlerin zikri şeklidir, hakiki değildir.

                 Peygamber Efendimiz (sav) buyurdular ki “Müferridun”  öncü olarak geçti gitti. Dediler ki: “Ya Rasulellah! “Müferridun’dan” maksat nedir?” Zikir ehli ve şükür ehlidir.” Bir kimse Allah’ ı zikretmeden şükredenlerden olamaz. Allah’ ı zikredenler, Allah’ a şükredenlerdir.

—Musa (a.s) Rabbimize sordu: “Ya Rab! Senin katında en çok sevdiğin kullar kimlerdir?”

—Beni en çok zikredenlerdir, zikri çoğaltanlardır.” buyurdu.

               Çünkü bir kimseyi ilahi azaptan kurtaracak en etkili amellerden birisi de Allah’ ı zikirdir. Kul Âlemlerin Rabbini zikrettikçe Âlemlerin Rabbi de ona şükrü nasip eyler.

              Zikri sadece dil zikri olarak değerlendirmek kişiyi zikrin meyvelerine ulaştırmaz. Zikrin dünyevi ve uhrevi faydalarına nail olmak isteyenler şu nasihatlere kulak verip gereğini yapanlardır:

*  Evvela her hâlini gören ve gözeten Allah(cc)’ı unutma. Zikrin asıl meyvesi de bu haldir. Zikir zikredileni unutmamaktır.

* Tefekkürle daima Kuran oku. Maddi ve manevi dertlerin reçetelerini Kur’an eczanesinden her an talep et.Çünkü Kuran Hak teala ile konuşma makamında en büyük zikirdir.
* İçini de dışını da gözetleyen Mevla-yı Zülcelâl (cc)’i ona isyanlarla darıltma. Çünkü dilde zikir azalarda isyan olursa kişi Hak katında kınanır.

* Âhiretini ıslah edecek Salih ameller işle. Gelecek endişesiyle uzun emel zindanına kendini hapsetme. Hali hazırda yaşadığın anı en iyi şekilde ganimet bil. Geçmiş geçti gelecek belli değil. Öyleyse bu zamanı iyi kullan.Seni bir nefes bile unutmayanı sen de unutma.
* Günahın büyüğünü de küçüğünü de boşla. Çünkü ısrar edilen küçük günah, büyük günaha dönüşür. Büyük günahım çok diye de ümitsizliğe düşme, istiğfar edildiği zaman büyük günahlar affolunur. Günahın küçüklüğüne değil günah işlediğin Zat (cc)’ın yüceliğine bak. Yani az günahı az sanma kime karşı işledin ona bak.
* Her işine ona tevekkül ederek besmeleyle başla. İşte o zaman Rabbimiz dünyanı ıslah edici olarak sana yeter.
* İçini, sırrını ve kalbini huzurla, ihlâsla, huşu ile ve fuyûzât-ı ilahiyyeyle süsle. O dışını süsleyici olarak sana yeter.
* Gıybet etme ve yalan söyleme, kalbine haset koma, suizanla yalan ve iftira cürümünü boylama.
* Zikreden dil, huzura bükülen bel, sahibine yönelen diri (kalp), cennet ve cemaline vardıracak takva azığı tedariki için her nefesi vesile kıl.
* Fırsat buldukça sözü Rahmanî, yüzü nuranî Allah dostlarının sohbetlerinde bulun. Hikmet ehli kişilerin sözlerini ahiret yolunda geçerli bir akçe bil.
* Ölüm gelip seni bulmadan, karanlık kabre girmeden ömür sermayesini ganimet bil. Hep başkasını hesaba çekerek ömür tüketme. An be an nefsini hesaba çekmeyi unutma. Hesaba çekilmeden önce kendisini hesaba çeken, amelleri mizanda tartılmadan amellerini tartanlar ancak o gün kurtulurlar.

* Halinle, kâlinle (güzel sözünle) ve malınla hep sadaka veren ol.

• Ömrünü boş işlerle zayi etme. Doğan güneşin kıyamet gününe kadar aynı gün için doğmayacağını unutma. O günü hakkında şefaatçi kılacak amellerle tezyin etmenin yoluna bak. Sen Hakla meşgul olmazsan batıl seni meşgul eder. Unutma an, yadet, zikret…

                 Zikrin yüzlerce faydası vardır. Zikrin faydalarını ifade etme noktasında ibn. Kayyımın delillerini hadisi şeriflere dayandırarak ortaya koymuş olduğu maddeleri dikkate alarak zikrin faydalarını şu şekilde sayabiliriz:

1.Zikir, şeytanı kovar ve uzaklaştırır.

2.Aziz ve Celil olan Rahmanı razı eder.

3.Kalpteki gam ve kederi giderir.

4.Kalbe ferah, sevinç ve genişlik verir.

5.Kalbi ve vücudu kuvvetlendirir.

6.Yüzü ve kalbi nurlandırır.

7.Rızkı celbeder(çeker).

8.Zikredene heybetli, tatlı ve hoş bir sima verir.

9.İslâm’ın ruhu olan(Allah) muhabbeti verir.

10.İhsan makamına ulaşıncaya kadar, Murakabe(Allah Teala’nın, kullarını gözetlediği bilincine)mertebesine ulaştırır.

11.Aziz ve Celil olan Allah’a iltica etme anlamına gelen İnâbeyi kazandırır.

12.Allah’a yakınlaştırır.

13.Ma’riret kapılarından bir kapı açar.

14.Rabbinin heybetinden dolayı korku ve azametinden kalp ürpermesi verir.

15.Allahu Tealanın da Onu anmasına vesile olur.Nitekim O ’’Beni zikredin ki ben de sizi anayım.’’buyurdu.(Bakara,152)

16.Kalp diriliği verir.

17.Kalbin ve ruhun gücü ve kuvvetidir.

18.Kalbi günah pasından temizler, cilalandırır.

19.Hata ve günahları döker. En büyük sevaplardandır. Yapılan iyilikler günahları, giderir.

20.Kulu ile Rabbi arasında ünsiyet meydana getirir.

21.Kulun Rabbinin şanını yücelterek, tesbih ederek ve hamdederek Rabbini hatırlamasıdır. Allah da onu şiddet(sıkıntı) anında hatırlar.

22.Kul, genişlik zamanında Onu zikretmek suretiyle Allahu teala ile ünsiyet meydana getirdiği zaman, Allahu Teala da Onu şiddet anında tanır(yardım eder).

23.Allah’ın azabından kurtarıcıdır.

24.Sekinetin inmesinin, rahmetin kuşatmasının ve zikredeni meleklerin kuşatmasının sebebidir.

25.Dilin; gıybet, nemime(koğuculuk),yalan söz, edepsiz konuşmalar ve boş sözler yerine zikirle meşgul olmasına sebebdir.

26.Zikir meclisleri, meleklerin meclisleridir. Boş sözlerin konuşulduğu ve gaflet meclisleri ise, şeytanların meclisleridir.

27.Kıyamet gününde kulu pişmanlıktan kurtarır.

28.Zikirle meşgul olmak, Allah Tealanın ihsanına nail olmaya bir sebeptir.

29.Zikir ibadetlerin en üstün ve efdallerinden biri olduğu halde, ibadetlerin en kolay olanıdır.

30.Zikirden dolayı verilen ilahi vergi ve lütuf, diğer amellere verilmemiştir.

31.Allah Tealayı zikretmeye devam etmek, kulu dünya ve Ahiret hayatında, Allah’ı unutması sebebiyle gelecek olan şekavetten emin kılar.

32.Zikirden başka, her zaman ve her vaziyette yapılabilen başka bir amel yoktur.

33.Zikir dünya hayatında, kabirde, ahiret hayatında ve sırat köprüsü üzerinde zikredenin önünden giden bir nurdur.

34.Zikir her işin başıdır. Kime zikir kapısı açılırsa, Ona Allahu Teala’ya yakınlık kapısı açılır.

35.Kalpte öyle bir gedik ve boşluk vardır ki, zikrullah’tan başka hiçbir şey onu kapatamaz.

36.Zikir dağınık olanı toplar; toplu olanı dağıtır; uzağı yakınlaştırır; yakını uzaklaştırır. Yani,Kulun kalbinde ve iradesinde, önem verdiği ve azmettiği şeylerden ayrı olanı birleştirir. Toplanmış olan sıkıntı, keder ve üzüntülerini dağıtır; yapmaya niyetlendiği ve isteklerinin olmamasından dolayı meydana gelen pişmanlıklarını giderir. Yine günahlardan ve hatalardan onda toplananı dağıtır. Yine şeytanın ordusunu dağıtır. Uzak olanı yaklaştırdığına gelince, O ahirettir. Yakın olanı uzaklaştırdığı ise, O dünyadır.

37.Zikir, kalbi gaflet ve uykudan uyandırır.

38.Zikir bir ağaçtır ki onun meyvesi, marifetullah ve güzel hallerle hallenmektir.

39.Zikreden, zikredilene(Allah’a)yakındır. Zikrettiği, onunla beraberdir. Bu beraberlik klasik(bilinen)ve herkesi kuşatan bir beraberlik değildir. O,Allah’a kurbiyyet, velayet, muhabbet, nusret ve vasıl olmak beraberliğidir.

40.Zikir (sevap bakımından),köle azat etmeye, malı infak etmeye ve Allah yolunda kılıçla vurmaya denktir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu