Genel

Şuur Mihengi Dört Terim – Basiret

Kalbin idrak ve kavrama gücüdür. “Ben ve bana tabi olanlar Allah’a basiret üzere davet ediyoruz.”(Yusuf 108) Bu ayeti kerimedeki basiret, marifet ve tahakkuk manasına gelir. İmam Cürcani basireti tarif ederken; “Basiret Allah’ın nuruyla nurlanmış kalbin eşyanın hakikatini ve aslını görme kuvvetidir.” der. Yani nasıl baştaki göz zahirdeki eşyayı görür basiret ise kalpteki marifet gözüdür. Akılla bilinecek şeyleri ince bir kalp gözüyle fark etmektir.

          Hz. Yakup’un oğlu Yusuf’a rüyasını kardeşlerine anlatmamasını ifade etmesi, Yusuf’u kurt yedi dedikleri zaman oğlunu kurt yemediğini gömleğinin yırtılmamasından bilmesi ve çocuklarının karakterini bilerek ona göre hükmetmesi birer basiret örneğidir.

        Abdullah b. Abbas “Bana soru soran kimsenin sorusundan fıkıh sahibi olup olmadığını anlarım” buyurur. İşte bu basiret ve firaset ehli kimselerin özelliğidir.

       İmam Şafi ve İmam Muhammed’in bir adamın davranış tarzına bakarak mesleği için birisi demirci der, diğeri de marangoz der. Onların yanında oturan bir adam o adamın yanına koşar “Efendim, sizin mesleğiniz nedir?” der. Adam da der ki “Eskiden marangozdum, şimdi ise demircilik yapıyorum.”

        Hz. Ömer öyle bir basirete sahipti ki 21 ayeti kerimenin onun arzusundan sonra aynı şekliyle nazil olduğu ifade edilir. Bu sebeple Hz. Ömer’in en önemli vasfı Muvafikul Kuran olmasıdır. Kişi, Kurana uygun görüş sahibi ve amel sahibi olmadıkça basiret elde edemez. Şu bir gerçektir ki kişi baş gözünü haramlardan korumadıkça kalp gözü açılmaz yani basiret sahibi olamaz.

         Abdullah b. Herevi basiretin en önemli nimetlerden oluşunu şöyle ifade ediyor. “Basiret, kişiyi şaşkınlıktan kurtaran şeydir.

        Necmeddini Kübra da basireti Allah’ın nuruyla desteklenmiş bakış diye tarif eder. İşte o zaman nübüvvetin nuru gözükmeye başlar.

        İmam Şazeliye göreyse basiret kalbin fıkhıdır. Onunla zahiri ilimle çözülemeyen pek çok mesele ve ihtilaf meseleleri çözülür. Tabi zahiri ilmi olmayanın basiret sahibi olamayacağı aşikârdır.

        Gümüşhanevi hazretleri ise hakkın nuruyla aklın nurlanması ile tarif eder.

Basireti köretlten şeyler:

  1. Haram ve şüpheli şeyleri yemek içmek.
  2. Harama bakmak.
  3. Zalim ve fasıkları sevip onlara meyletmek, kâfirleri ve münafıkları dost ve sırdaş edinmek.
  4. Çok yemek, çok konuşmak, çok uyumak ve çok gülmek.
  5. Günah ve isyan meclislerinde vakit geçirmek.
  6. Bidatleri işlemek. Kişi bidatine daldıkça şeytan onlara yalancı huzur ve feyiz vesveseleri üfler. Bu sebeple kişi hak yoldayım zannıyla batıl gidişine hız verir. Hatta bidat basireti öyle körleştirir ki Deccal’e hizmet ederek Mehdi’yi bekler.
  7. Yanlış yönlendiren basın, yayın ve iletişim araçlarını takip edip onlara itibar etmek.
  8. Batıl mihrakların temsilcisi ve işbirlikçisi olan görüşleri tasvip etmek.
  9. Mesnetsiz tevillerle İslam’ın ahkamını maksadından saptırmak. Ahkamı heva hevesine indirmeye çalışmak.

Ne Mutlu Basiret Üzere Davet Edenlere!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu