Genel

İstikamet Dersleri – Niyette İstikamet-1

Muhterem kardeşlerim;emrolunduğun gibi dosdoğru ol,seninle birlikte tövbe edenlerde dosdoğru olsun diye başladık. Sakın ola ölçüyü aşmayın muhakkak ki o yaptığınız her şeyi görendir ne yaparsanız yapın rabbulalemin görendir.

Bir kimse özüyle sözüyle diliyle söylediğini yaşayıp istikamet üzere olursa rabbımız müjdesini şu şekilde veriyor; İnnellezine kalu rabbünellahü sümmestekamu fe la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun’ (ahkaf suresi 13)”Gerçekten Rabbimiz Allah’tır.” deyip, sonra da dosdoğru olanlara gelince onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.ölürken niceleri var titrer korkar çünkü Azrail herkeze aynı gelmiyor ki, ama onlar korkmayacak.niceleri var o gün dirilir dirilişle başlar üzüntü mahzuniyet kabirde başlar ;ne olurdu aklımızı başımıza alsaydık ta adam gibi bir adam olsaydık ta Allah ın istediği gibi bir kul olsaydık ta bu gün bu üzüntüyü yaşamasaydık derler.ama ayette geçenler varya onlar o günde üzülmeyecek.eğer bir adam ölürken korkmamışsa kabre vardığında üzülmemişse, artık o kimse korkuda görmez üzüntü de görmez.işte rabbulalemin in istikamet üzere olup istikamet üzere ölenlere mükafatı budur.başka bir ayeti kerime de; ‘İnnellezine kalu rabbünellahü sümmestekamu tetenezzelü aleyhimül melaiketü ella tehafu ve la tehzenu ve ebşiru bil cennetilleti küntüm tuadun’ (fussilet suresi 30) “Rabbimiz Allah’tır” deyip, sonra da doğrulukta devam edenlere gelince, onların üzerine melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen cennetle sevinin.” Bu dünyada ise ;’ Ve en levistekamu ‘alettariykati leeskaynahum maen ğadekan.(cin suresi 16)’ ‘Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.’yağmur yağar bereket olurdu musibet değil.Allah  selamet yurdu cennete davet ediyor ve dilediği kuluda dosdoğru sıradı müsteğime iletir.

Bu yüzden kalbin istikametiyle başladık çünkü kalp bu işin başı bunun için çok ça dua edeceğiz ey kalpleri eviren çeviren Allahım kalbimi dinin üzere sabit kıl diye.

Resulullah efendimiz buyuruyor ki;’’ insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek, bir topluluk ortaya çıkacak,mescitleri muntazam bir şekilde süsleyecekler,ama kalplerini harabeye çevirecekler.onlardan her birisi giymiş olduğu elbisesinin üzerine titrediği gibi dininin üzerene titremeyecek.’’ Onun için bizim süsleyeceğimiz yer kalbimizdir.bir toplum mescitlerini süslemekte yarışıyorsa bilin ki o düzeyde kalpler gitmiş demektir.

Yer mescidi nebevi;resulullah efendimiz yerini tesbit etmiş kim yapacak mescidi? Sahabe efendilerimiz diyor ki; ya resulallah bize müsaade et,sana öyle bir mescit yapalım ki doğusu da batısı da senin mescidi konuşsun.resulallah efendimiz hayır diyor;musanın çardağı gibi bir yapı istiyorum(.hz.musanın çardağı sadece üstü otla çöple kapalı gölgelik yapan bir yerdi) çünkü kıyamet belki ondan daha hızlı gelir,daha siz mescidi bitirmeden belki kıyamet gelir Allah bize niçin mescit yapmadınız diye sormaz ama niçin hazırlık yapmadınız diye sorar.o mescidin arsası arazisi sehil ve Süheyl isminde iki tane yetimindir biri 12 yaşında biri 14 yaşında iki kardeş esat bin zürare hz lerinin kefaletinde ama yetim.çocuklar oturup ağlıyorlar Allah a hamd olsun ki peygamberimizin mescidi bizim arsaya yapılacak diye.esat bin zürare hz leri daha önce de zaten cumayı orda kıdırıyordu namazları orda kıldırıyordu.peygamberimiz Medine ye gelmeden önce de köşelerini işaretlemiş aynı arazide yine namaz kılınıyordu.o yetim gençler dediki biz bedel istemeyiz ama peygamberimiz kesinlikle olmaz buyurdu ben Allah tan korkarım yetimin malı üzere mescit yaptırmam buyurdu.ebubekir efendimiz işin ciddiyetini görünce resulullah beni görevlendirdi ey çocuklar o arsanın en büyük bedeli neyse ondan hesaplayacaksınız ve parasını vereceğim dedi ve öyle de oldu.arsanın bedeli en yüksek bedelden verildi.esas söylemek istediğimiz şuydu mescit yapılmaya başlandı daha henüz bitmemişti ki esad bin zürare vefat etti.

Medinenin ensarından cennet ül baki ye ilk defnedilen kişi esad bin zürare dir.mescidi nebevi yapılırken vefat etti.osman bin mazum ise muhacirlerden cennetül bakiye ilk defnedilen sahabedir.

resulullah’ın kıyamet daha hızlı gelebilir sözünü O zaman biz anladık diyor sahabe efendilerimiz herkesin ölümü kıyameti ya biz esad bin zürare vefat edince anladık mescidin bitişini bile göremedi diyorlar.onun için her bir kimsenin ölmeden önce ölüme hazırlık yapması lazım hazır olması lazım.onun için kalbimiz harap olduktan sonra alemin hepsi mamur olsa ne çıkar mescitlerin hepsi mamur olsa ne kıymeti var ki? Önce kalp mamur olacak ama bakın insanlar işin özünden uzaklaştıkça cami ve mescitleri süslemede birbiriyle yarışır oldu.halbuki yarışılacak nokta kalbi mamur etme kalbi imar etme konusunda olması lazım.

Bizde bu niyete binaen kalbin istikametini bulması lazım dedik bu işin başı kalptir, ve kalbin de istikametini bulabilmesi için şöyle bir levha düşünün istikamet;

1)kalbin istikameti

2)usulde istikamet

3)ibadetlerde istikamet

4)muamelatta istikamet

5)adetlerde istikamet

6)günahlardan uzak durmada istikamet

Olarak büyük başlıklar halinde elimize aldık. birincisi dediğimiz gibi kalbin istikameti ve konumuza geldik.kalbin istikametinde de hiç şüphe yok ki birinci sırda niyet gelir.şimdi ki konumuz ise niyettir.

Muhterem kardeşlerim niyet; malum olduğu üzere peygamberimiz as. Ümmetin irşadı için o kadar çok hadisi şerif söylemiş ki, bunların ilk başta olması gereken imam buharinin buhari şerifine baktığımız da ;buharinin ilk hadisi şerifinin ‘’ameller niyetlere göredir’’ hadisi şerifi olduğunu görürüz.sebebi ise neyetten daha önemli bir şey olamaz bizim nice amelimiz var amel çok büyüktür ama niyetimiz küçüktür onun için sevap ortada kalmaz.nice amel var küçük gibidir ama niyeti çok büyük tür savabı çok çok büyük olur.

Muhterem kardeşlerim; niyetle alakalı hepimize çok büyük bir müjde var çünkü rabbim yarattığı kullarını seviyor, onlara ikram etmek istiyor,rabbımızın yapmış olduğu ikramı hiçbir kul kendine bile yapmaz,hiçbir kul hem kendine hem evladı iyaline rabbimden daha şefkatli merhametli değldir.Allah kullarının cennete girmesini istiyor bunun yollarını da zorlaştırmamış hep kolaylaştırmış ispatı ise şu hadisi şerif tir.

Resuullah efendimiz sav. Şöyle buyuruyor;hem buharide hem müslimde geçiyor;’’Allah hem iyilikleri yazdı hem de kötülükleri yazdı,sonrada bunu beyan etti.iyilikler yazılı kötülükler yazılı bunlara karşı Allah nasıl mükafat verecek bizzat Allah şöyle açıkladı;her kim ki iyilik yapmaya niyet ederde sonra iyiliği yapmazsa,Allah ona eksiksiz tastamam  bir sevap yazar.her kim niyet etmiş olduğu iyiliği yaparsa; Allah ona 10 sevap yazar, 70 katı ,7 yüze kadar hatta sınırsız bir şekilde sevap yazar.sevapların hükmü budur.gelelim hükmetmiş olduğu günahlara;’’kim ki bir kötülük yapmaya niyet ederde o kötülüğü yapmazsa’’şimdi yukardaki örneğe göre mantıken mukayese yapalım adam iyilik yapmaya niyet etti yapmadı  niyetten dolayı bir sevap alıyor ama kötülük yapmaya niyet etti ama yapmadı bakın mantıken bir günah olması lazım’’Allah onada tastamam bir sevap yazar’’ rahmet burada işte merhamet burada işte.bunun sebebi rabbımız kullarına merhamet edip onların cennete girmesini istiyor ya.sonuç itibariyle kötülüğe niyetlenip onu yapmamakta bir iyiliktir.rabbımız o taraftan bakıyor.hadisin devamı şöyle;’’kim ki bir kötülüğü yapmaya niyet eder de o kötülüğü yaparsa ona sadece bir günah vardır.’’ Yapılan bir kötülüğe karşı birden daha çok günah yok.

Peygamberimiz sav bir gün sahabe efendilerimize namaz sonrasında yaptığımız tesbihatlarla alakalı bilgi veriyor,o anda 10 defa sübhanellah,10 defa elhamdülillah,10 defa Allahuekber dersiniz,bir namaz vaktinde 30 olur 5 vakit namazda  150 olur,en aşağı sevap 10 katı;etti 1500 sevap.efendimiz şöyle buyuruyor siz 1500 defa günah zaten işleyemezsiniz bile.Allah size böyle bir lütüfta bulunmuş insanın namaz sonrası tesbihine bile günahı yetişmez ama itikat çok önemli, bunları duyan sahabe efendilerimizin ya rab sen ne yücesin diye daha çok ibadete sarıldığını görüyoruz.bizimde böyle anlamamız o şekilde ibadete sarılmamız lazım.

Muhterem kardeşlerim.zül celali vel ikram,el kerim ,esmaül hüsnadandır ekramül ekramin demek;ey cömertlerin cömerdi ey ikram sahibinin en üst düzey ikram edeni.bu biraz önceki okuduğumuz hadisi şerif bunun delilidir.

Ne kadar şükretsek az.

Bedevinin birisi peygamber efendimiz sav gelmiş;Allah cc benim hesabım onamı ait diye sormuş efendimiz ve sahabe şaşırmış bu adam ne demek istiyor diye.de ya resulallah beni hesaba rabbim mi çekecek? Tabiî ki rabbimden başka kim hesaba çeker deyince,bedevi oynamaya başlıyor,elhamdülillah benim hesabım ona kalmışsa o çok cömerttir ben bişey yapmam  o bana çok verir günahlara da dalsam o affetmeyi sever çünkü o gafurdur affetmeyi sever kerim dir ben bişey yapmasamda ikram eder,hesabım Allaha kaldıysa diyerek oynayarak uzaklaşıyor.sahabe şaşkın bakışları arasında efendimiz vallahi bu doğru söyledi bu adam rabbini tanıdı diyor.çünkü hadislere baktığımız zaman yeterki kul affeden rabbinin olduğunu bilsin diyor.

Peygamber efendimiz sav anlatıyor;Hz musa zamanında israiloğullarından Adamın birisi o kadar günahkar ki;yaşlı bir adam ölüm aklına geliyor ben kötü bir adamım ölüp gidersem ne olacak acaba diyor.adam büyük bir ticaret adamıymış çocuklarını çağırıyor,ve diyor ki bakın ben zıvanadan çıkmış bir adamım diniman yaşayamamış bir adamım ama ölüm aklıma geldi hepinizi şunun için topladım;ya benim söylediğim şeyi bana yaparsınız,yada malımdan mülkümden size zınnık vermem hiç kimse bir şey alamaz diyor.çocuklar aman sen de biz yapalım yeterki malından bizi mahrum etme diyorlar.ben ölünce beni yakacaksınız diyor;çocuklar şaşırıyor sen ne diyorsun baba diyorlar,yaktıktan sonra böyle kömür gibi olduktan sonra öğüteceksiniz rüzgarlı bir havada küllerimi saçacaksınız;umulur ki böyle yaptıktan sonra yine eski halime gelemem,benim rabbımın huzuruna çıkacak yüzüm yok hiç olmazsa azabım bu olur bu şekilde kurtulurum diyor.ve adam öldükten sonra aynısını yapıyorlar diyor ve şu şekilde devam ediyor efendimiz sav.;adamı aynı yaratılmış olduğu şekli ile rabbımız huzuruna alır;hesap sorar ey adam der:(henüz hesap olmadı ama olacak hesabı aynı şekilde Cebrail as.efendimize anlatıyor)böyle yapmana sebep ney di? Ya rab huzuruna çıktığım zaman senden korktuğumdan yaptım, umulur ki belki huzuruna da çıkartmazsın der.rabbulalemin buyuruyor ki sırf Allah korkusu heşyeti ilahiden dolayı sana layık kul olamadım senin yüzüne bakmaya yüzüm yok diye düşündüğünden dolayı rabbımız buyuruyor ki ben sana azap etmeyeceğim ve seni affettim buyuruyor.

Buradan şu dersi çıkarıyoruz;bir insanın kalbine Allah korkusu yerleşirse günahkarda olsa ona hakkıyle kulluk edememe korkusu yerleşirse emin olun o korku o haşyet o kimsenin korktuğundan emin olmasına vesile oluyor.nice adamlar olur ibadeti çoktur kendisine göre kimseyi beğenmez ama emin olun Allah katında hiçbir kıymeti yoktur.kimseyi beğenmeyen adamı Allah beğenmez.ama kendini beğenmeyen adamı Allah beğenir.ben kimim ki ben rabbımın bana vermiş olduğu nimetler yanında gece gündüz hep ibadet etsen bile diyecek ki ben kimim rabbımın verdiği nimetler yanında.bunun misali de aşağıda hadiste zikredilmiştir.

Peygamberimiz sav. Anlatıyor; musa as. Ümmetinden bir adamı Allah ü teala etrafı sularla çevrili bir adaya koyuyor.adam o adada tek başına gündüz akşama kadar oruçlu, gece sabaha kadar namazlı akşam iftar vakti geldiği zaman secdeye vardığı yerde bir nar ağacı var her gün o nar ağacı bir tane meyve veriyor onunla adam iftar ediyor,onun dışında hep ibadet ediyor.bir rivayette 300 yıl,bir rivayette 500 yıl bu adam böyle ömür sürüyor.akıbeti ise şöyle oluyor;Allah bu adama diyecek ki ey adam söyle bakalım adaletimle mi hükmedeyim, rahmetimle mi hükmedeyim? Adam düşünüyor 300-500 yıl hep ibadet hiç günah yok namaz ve oruç var diyor ve yarabbi adaletinle hükmet diyor.olur diyor Allah bütün ibadetlerini bir kefeye koyun,diğer kefeye ise bir gözünü koyun diyor.ve bütün ibadetlerin tamamından göz nimeti daha ağır geliyor. Kulum yol cehenneme gider götürün bunu cehenneme diyor Allah. Adam o zaman anlıyor eyvah diyor yarab merhametinle muamele et diyor. kulum diyor Allah o göz var ya o gözü koydum bak daha başın konmadı sıhhatin konulmadı bütün etrafı tuzlu suyla çevrili bir adada sana tatlı suyu çıkarttığım konulmadı sen bana dua etmiştin yarab benim senden bir isteğim var dedin ki;Allah ım ben bü dünyadan göçerken tam alnım secdedeyken ruhumu almanı istiyorum dedin onu da dediğin gibi yaptım.bütün bunlar benim sana nimetim değimliydi? Sen nasıl olurda adaletinle dersin bak adaletse bir göze bile denk gelmedi. Adam eriyor bitiyor ya rab rahmetinle diye yalvarıyor. bu alemde bu dünya da bu adam gibi çıkar mı günah işlemeye çalışsa işleyemez gözü harama bakamaz kimse yok haram yiyemez yiyeceği belli işte bu adamın adaletinle ya rab dediğinde başına gelene bak. onun için derler ki ‘sufiyenin kibri zalim adamın kibrinden daha çirkindir.’niçin?kardeşim senin alnın secdeye geldikçe kafanın dikleşmesi mi lazım?kibir ne kadar kötü bir şey hakkıyla alnı secdeye gelen adam daha da mütevazileşir.

Peygamberimiz sav buyuruyor ki; ‘’hiç kimse yaptığı ibadetin karşılığı olarak cennete giremez.’’ Sende mi? Ya resulallah diye soruyorlar; ‘’evet Allah ın rahmeti beni kuşatmazsa bende ibadetimle cennete giremem’’ buyuruyor. Hiç kimse cenneti ibadeti karşılığı hak etmiş değil hepsi rabbulalemin in rahmeti ve merhametinin ikramıdır. İnsanoğlu nun bunu çok iyi anlaması lazım yoksa ibadeti çoğaldıkça zararı daha da çoğalır. bir insanın alnı secdeye vardıkça kibri çoğalıyorsa o secdelerin adama zarardan başka bir şeyi olmaz. öncelikle kul kulluğunu bilecek. peygamberimiz alemlere rahmet olarak yaratıldığı halde bile ben de amelimle cennete giremem diyorsa insanın bunu iyi düşünmesi lazım.

‘Ameller niyetlere göredir’ hadisi şerifinin söyleniş sebebini şu iki hadisi şerifle açıklayalım; ‘’her bir kimseye niyet ettiği şeyin karşılığı vardır’’ ‘ her kimin hicreti Allah ve resulune ise Allah ve resulune hicret etmiş tir diye yazılır,her kim de ben dünyalık elde edeceğim onun için hicret ediyorum derse onun hicreti de niyet etmiş olduğu şeye sayılır.’ Bu hadisi şerif bize şunu gösteriyor aslında çıkış yeri aynı  Mekkeden medineye hicret mesafe aynı yol aynı ama yolcu iki niyetle çıkıyor birisi;Allah ve resulu için hicret eden muhacirler,ikinciside bunun dışında kimisi dünyalık,kimisi bir kadın için,gitti.peygamberimiz onu anlatıyor’’kimde nikahlanacağı kadın için giderse onun hicretide ona olur.kim ne niyetle gittiyse o mesafeyi işte ; kimisi muhacir oldu Allah kuranda meth etti peygamber sünnetinde meth etti,sahabe birbirini tebrik etti muhacir olduk diye, insanlar kıyamete kadar konuştu muhacirleri. Ama bir kısmı ne oldu aynı yolu gittiği halde eyvah eyvah niyetini düzgün olmadığından dolayı bahçeliklerin hurmaların muhaciri oldu o mükafattan istifade edemedi.

İslamın temeli olan 5 hadisi şerif vardır birincisi bu hadistir.alimler der ki; bu 5 hadis olmadan islamda hükmedemezsiniz.:

1)ameller niyetlere göredir.

2)helalde haramda apaçık belli,arada şüpheli şeyler var insanların çoğu bunu bilmez bunu ancak fakihler,fukahalar,alimler bilir onlara müracaat edin.çünkü başka bir hadisi şerifte şöyle buyruluyor;’’kimki ilimsiz bilmeden fetva vermeye kalkarsa Allah ın meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun.’’

3)kim ki bizim dinimizde olmadığı halde bidat uydurursa o kimsenin yaptığı amel red olunmuştur merduttur. kabul edilmez bu dinin amelini Allah ve resulu belirler.biri çıkıpda bende şu şekilde hoşuma gitti bunu böyle sevdim demesin çünkü hoşuna giden şey din değildir.Allah ve resulunun din olarak ortaya koyduğu şeye din denir.

4)bir kimsenin boş şeyleri terk etmesi kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi dininin güzelliğindendir.bir adamın dinin güzel olup olmadığı konuştuğu yaptığı şeylerden anlaşılır.malayani boş şeylerle uğraşan adamlardan hadisi şerif bile nekledilmemiş.dünyanın en sağlam haber zinciri hadisi şeriflerdir.

5)sizden bir kimse kendisi için istediğini din kardeşi içinde istemedikçe hakiki mümin olamaz.

bizans elçilerinden birisi Osmanlı imparatorluğunun muhteşem bir devlet olması noktasında hayretlerini gizleyemiyor,bu kadar farklı dinden bu kadar farklı dilden adamlar varken bu sekinet bu huzur nasıl sağlanıyor diye merak ediyor ve araştırıyor, gezerken ortadaki temizliğe bakıp mest oluyor ve sizin temizlik işçiniz çok fazla her halde diye merakla soruyor,hayır cevabını alıyor profesyonel manada para verip tuttuğumuz hiçbir temizlik işçimiz yok diyorlar.adam biraz ileri gidince ortamdaki sekinete huzura bakıyor ve soruyor sizin herhalde zabıtanız polisiniz çok diyor ve yine hayır parayla asayişi yapan hiç polisimiz yok deniliyor,adam her sorduğunda hayret ediyor.derken saraya giriyor ve merakla her gördüğü tabloda ne yazdığını soruyor, son sorduğu tabloda ise ‘sizden bir kimse kendisi için istediğini din kardeşi içinde istemedikçe hakiki mümin olamaz.’ Hadisi şerifi yazılı oluyor. Adam donup kalıyor ve diyor ki; ‘tarif etmekte zorlandığım şu güzellikler var ya vallahi sizin hiçbir kanununuz olmasa,nizamınız olmasa, insanlar peygamberinizin bu sözünü yapsa,bu gördüklerimin hepsini yerine getirmek için yeterde artar bile’ diyor.

Şimdisi için düşünelim hiçbir şey yapmadığımızı unuttuğumuzu düşünelim; ama bu hadisi şerifi hiç aksatmasak bunu aynen yerine getirdiğimizi düşünelim;hiçbir suç olması mümkün mü? Çünkü sen düşüneceksin bir şey olsa kendine yapılmasını ister misin? Sonuç itibariyle bu hadisi şerif ümmetin hepsini melek gibi yapar.yeter ki biz peygamberimizin sözlerini tutmasını iyi bilelim.

Bunun başka bir misalinde ise peygamber efendimize bir adam geliyor ben hırsızlık yaptım, zina yaptım yalan söyledim, gibi kötü amellerin hepsini sayıyor, ama hepsini aynı anda terk edemem önce hangisini terk edeyim ? diye soruyor peygamberimiz ise yalanı terk etmesini söylüyor.ama sonuç itibariyle öyle bir hale geliyor ki ne zaman bir suç işlemeye kalksa aklına verdiği söz geliyor ve hiçbir kötülük yapamaz hale geliyor ve peygamber efendimize gelip şöyle söylüyor;bana öyle bir şeyi terk ettirdin ki onun sebebiyle hepsini bıraktım ya resulallah.

Abdullah bin mübarek hz. Adı gibi mübarek bir insan İslam tarihinde çok faydası olan mübarek bir insan buyuruyor ki;nice çok büyük amel var niyet zayıflığı onu küçültüyor,nice küçük gözüken ameller var ama niyet öyle büyük ki o ameli çok büyütüyor. Demek ki insanlar amellerinden önce niyetlerini düzeltmesi lazım. ibadet eğitimiyle birlikte niyet eğitimi alması lazım.bunu tabiinden olan insanlar çok iyi yapıyordu.çocuğunun elinden tutuyor sahabe efendilerimize getiriyordu ve diyor du ki ey resulullahı görmüş yüce insan;biz bir şekilde namaz kılmayı kuran okumayı öğretiriz ama ne olur sizin şu kalbinizdeki resulullah tan öğrendiğiniz o niyetin ihlasın gücü var ya bunlara siz onu öğretin bize o lazım.onun için en kıymetli toplum ibadet eğitimi yaptırdığı gibi niyet eğitimi de yaptıran toplumdur, çünkü niyet eğitimi yaptıran toplumda 12-13 yaşına gelmiş çocuğuna, sakalı 3. düğmede olan adam ben cumaya gidiyorum oğlum aman dükkan açık kalsın diye çocuğu dükkana bırakmaz.niyet eğitimi yapan bir toplumda bu olmaz çünkü, o çocuğa da Cuma farz olmuş onu da götürür.niyetler bozulduğu zaman amellerin bir kıymeti kalmıyor ne kadar çok amel işlenilse:

Resulullah  efendimiz buyuruyor ki;’’aynı mescitte namaz kılan insanlar var, kimisi onda birini alır,kimisi onda ikisini alır,kimisi onda üçünü ,kimisi onda dördünü derken dokuza kadar sayıyor’’.peki;mescit aynı mescit , namaz aynı namaz,imam aynı imamken bu farklılık nerden geliyor? Bu niyet ve ihlasla alakalıdır.az olanları çok yapacak küçükleri büyütecek şey niyetin gücü kuvvetidir.

Peygamber efendimizin bu konuyla ilgili en güzel örneklerinden birisi de şu hadisi şeriftir.’’bir kul samimi, canı gönülden şehit olmayı Allah ta istese, yatağında ölse bile Allah o kimseyi şehitler derecesinde haşr eder’’.

Gelelim savaş meydanına: yer medineyi münevvere başlarında peygamber.orduda içlerinde en güçlü ve en çok savaşan bir adam var öyle ki sahabe efendilerimiz bile ona imrenmiş bunun gibi savaşamadık diyorlar.ama peygamber efendimiz ‘o adam cehennemliktir’ buyurdu.sahabe şaşırdı o sırada o adam yere düştü kılıcını kendine sapladı ve intihar etti öldü.bu adamın ismi kuzman, yer Medine, peygamberle beraber savaşan bir adam savaş alanında öldü ama cehennemlik. Ama diğeri yatağında öldü cennetlik.ikisi arasında ki farkı sorduklarında ise efendimiz şöyle açıkladı;’’ kuzman Medine deki hurmalıkları için savaştı,en güzel hurma bahçeleri onundu eğer düşman medineye girerse elimden hepsi gider diye savaştı.’’dedi. işte burada niyet devreye giriyor adam şehit olmayı arzulasa ömründe savaş görmese bile niyette şehitlik olduğu için Allah ona şehitliği nasip eder.

Peygamber efendimize sordular ;ya resulullah adamın birisi var kavminin hamiyeti ile,birisi var gücünü kuvvetini şeceatini göstermek için,birisi var oda ün,nam şaşaa salmak için bunların hangisi Allah yolundadır? Efendimiz şöyle buyurdu;’’her kim ki Allah  ın dini en yüce olsun diye savaşırsa,ancak o niyet sahibi Allah yolundadır,bunun dışında hiçbirisi Allah yolunda olamaz.’’

Niyetin iki görevi vardır.birincisi ibadetleri birbirinden ayrıştırmak, ikinci görevi ise adetleri ibadete dönüştürmektir.adet olarak aleni her gün yaptığımız şeyleri ibadete dönüştürmek.iki adam düşünün biri uyuyor yattı gitti ikinci adam ise abdest aldı ve niyet etti Allahım bana teheccüde kalkmayı nasip eyle diye dua ediyor yatıyor.o adam sabah namazına bile zar zor kalkıyor ama peygamber efendimiz ne buyurdu;’’Allah gece kalkıp teheccüd kılmış gibi sevap verir ona.’’ Buyuruyor. Ama adam kalkmadı o adamın uykusu da Allah tan bir ikram oldu o adama çünkü adam niyet etti. uyku adettir ama niyet onu ibadete dönüştürdü.başka bir örnek verelim;yemek her kesin yaptığı biyolojik bir doyum dur.bunu her canlı yapar.bir adam yemeden önce dua edip yediğimi içtiğimi yolunda eritmeyi nasip eyle,yediğimle içtiğimle rızana muvafık kul olmayı nasip eyle diyor.yemeği yiyip hamd edip kalkıyor.peygamberimiz sav bu adam hakkında bütün günahlarından af olunmuş bir şekilde sofradan kalkar diyor.bunu yapmadan yiyip kalkandan farkı yediğini de ibadete çevirmiş olmasıdır.

Niyetin bir fıkhı vardır. İyi niyet günahları helalleştirmez. Bunu çok iyi anlamamız lazım günah işleyip te niyetim iyiydi diyemeyiz. niyetin iyi olması kişiyi kurtarmaz. Haram bir şeyi işleyip benim niyetim iyiydi diyenler için şöyle derler: cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Zerdüştlük mezhebinin adamlarına sorsan biz iyi niyetle bu yolu açtık diyor. Haricilere sorsan onlarda biz iyi niyetle bu yolu açtık diyor. hiç kimse kötü niyetle bir şey yapmıyor. Onun için bu dini iyi bilmek lazım. Hatta modern hukuk ta bile mahkemede ben bunu iyi niyetle yaptım desen de kurtarmıyor. bir suç işlemişsen kurtaramazsın.hiç bir sistemde kurtarmaz.bu niyetle alakalı bilmemiz gereken çok önemli bir gerçektir.

İkincisi iyi niyet haramı helalleştirmez. Bilmesi gereken bir hususta bilmiyorsa benim niyetim iyiydi dese de kurtarmaz.

İyi niyet adetlerde günah olmayan işlerde kurtarır. bunun misali de şöyle verilir: adamın bir tanesi çeşme bulmuş, atına su içirecek veyahut ta kendisi su içecek atı bağlayacak bir yer arıyor ne ağaç var ne dal var hiçbir şey yok, atı bağlamadan zorlanarak içiyor suyunu.biraz ileri gidince bakıyor ki yerde bir kazık var başka bir adam da benin gibi gelince zorlanmasın diye bu kazığı çeşmenin başına çakayım sevap olur diyor. Derken akşam oluyor oradan geçen başka bir adam karanlıkta kazığı görmüyor takılıp düşüyor, ve kendisi gibi başka biride takılıp düşmesin diye kazığı geri çıkarıp atıyor.

Şimdi bu misalde iki adam da kazandı. İşte iyi niyetin kar ettiği yerlerden biri. birbirine zıt gibi gözükse de iki adamın niyeti de iyiydi. bütün bu hususlarda iyi niyet kurtarır, ama günahlar işleyipte niyetim iyiydi demek kurtarmaz.

Kalbin tecrit malzemesi niyettir. ümmet olarak namazın kuranın talimini terbiyesini yaptığımız gibi niyet konusunda da biraz daha gayret edersek Allah ın izniyle kısa zaman da büyük amel kapıları açmış oluruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu