Dünya

Güzel Ahlak

     İnsanın diğer insanlarla irtibatının ölçülü olabilmesi ancak güzel ahlak ile mümkün olur. Dini vecibeleri yerine getirirken; dini sadece ibadetlerden müteşekkil görüp muamelatı dini prensiplerle örtüştürmemek karakter kargaşasını doğurur. Muamelatı ve adabı bozuk olan kişinin ibadetleri ne kadar çok olursa olsun onun hakkında kemalat ifade etmez. Güzel ahlak dini mübinin mihengi, olgunluğun delilidir. Müminin kalbindeki iman kalitesinin göstergesidir. Mümin ahlaklı olmak için zaman ve zemin seçmez. O her zaman ve zemin de ahlak sahibidir. İbadetlerin bir zamanı ve zemini vardır. Ama ahlak için herhangi bir zaman ve zemin sınırlandırılması yapılamaz. Çünkü ahlak her an kişiden ayrılmayan bir parçadır. Kişinin ne kadar dindar olduğu ibadetleriyle değil; ibadetleriyle beraber ahlak ve muamelatıyla ölçülür. Müminin ahlaklı olması; imanın tereddütsüz yakini ile muamelelerindeki çok ince hassasiyetiyle, din kardeşlerini kendine tercih edecek isarı ile, Allah’ın kullarına kesintisiz yaptığı ihsanı ile, kusurları kapatan örtüsüyle, Allah yolunda cihat gayretiyle, hayır yollarda ve hizmetteki yarışıyla, kulluk bilinciyle başkalarını hakir görmeyen tevazusuyla, Kuran ve sünnet çizgisindeki istikametiyle, Hak yolundaki sebatıyla ve yerli yerince haraket etme hikmeti ile anlaşılır.

     Ahlaki hamidenin ne kadar yüce bir mertebe olduğu onu dua diliyle Rasulullah Efendimiz tarafından istenmesi ortaya koyuyor. ‘Allah’ım! Yaratılışımı güzel kıldığın gibi ahlakımı da güzel kıl.’ Her mümin kötü ahlakın şerrinden Allah’a sığınmalıdır. Heva ve heveslerin şişirmesi olan ahlaksızlık yersiz patlamalarla hem sahibinde hem de toplumda derin yaralar açmaktadır. Allah’ın ve Rasulünün ahlakından uzaklaşan toplumlar sırtlanların bile yapamayacağı tahribatı yapmaktadır. 

     Müslüman şunu iyi bilmelidir ki; Hak katındaki derecelerin en yücesine güzel ahlak ile ulaşılır. Gece daima kıyamda gündüz de oruçlu olma mertebesi güzel ahlak sahipleri için Peygamberimizin bir müjdesidir. Özü – sözü doğru ve ahlaklı Müslüman her an nafile ibadet yapıyormuş gibi ecir ve mükâfata nail olur. Beni Rabbim ne kadar seviyor? diyen bir Müslüman ahlakına baksın. Ahlakı ne derece kemalat ifade ediyorsa Allah da onu o oranda seviyordur. Çünkü Allah güzeldir güzeli sever. 

     Güzel ahlak Rasulullah’ın vasiyeti ve paha biçilmez bir mirasıdır. Onun hem bu vasiyetinden hem de paha biçilmez mirasından pay almak isteyenler güzel ahlak sahibi olsunlar. Çünkü bu miras ancak ahlak sahiplerine dağıtılmak içindir. İnsanların en hayırlıları güzel ahlak basamaklarından bir bir çıkarak o yüce mertebelere, ulvi derecelere çıkmışlardır. Mevhibeyi Rabbani olan güzel ahlak nimeti, iman evi olan kalpte bir ışık gibi parlar. Hem kendisini hem de civarını aydınlatır.

     Erdemli bir kişi olabilmek haysiyet ve şereften paye alabilmek ancak ahlak meydanında boy göstermekle mümkün olur. Nefsin ağırlıklarını bırakmak suretiyle güzel ahlak sahibi olan kişiler mizan başında hayırlı amel kefesini ahlakla ağır getirirler.

     Ahlakın inançla alakalı sıkı bir bağı vardır. Ahlak inançla doğru orantılı olarak kuvvet bulur. Kötü ahlak dini yalanlamanın dindeki kofluğun bir delilidir. Ve nankörlüktür. Ahlaksızlık tohumları kalbe saçılınca riya illeti yeşerir. Nifak ağaçları kök salmaya başlar.      Ahlakın ibadetlerle çok güçlü bir irtibatı vardır. Hakkıyla kılınan namaz sahibini çirkinliklerden ve fuhşiyattan alıkoyar. Namaz kişideki ahlaki meziyet ve melekeleri güçlendirir onu diri tutar. Ama namaz kılındığı halde hala ahlaksızlıklar ve çirkinlikler devam ediyorsa hakkıyla namaz kılınmadığına hükmolunur. Gönül hoşnutluğuyla verilen sadaka ve zekâtlar sahibini arındır. Kalbin hastalıklarına merhem olur. Hakkıyla tutulan oruçlar yanlışlıklara karşı koruyucu birer kalkan olur.

b- Zulüm

c-Şehvet

d-Gadap

“Mutlaka sen pek yüce bir ahlak üzeresin.” Rabbi tarafından bu övgüye nail olan bir peygamberin ümmetine yakışan tarz yüce ahlak üzere olmasıdır. Bu yüce ahlakın alt yapısı şu sağlam temeller üzere kurulur:

1-Her türlü şeytani vasıflardan arınmış manevi sekinete ermiş nefis (Nefsi mutmeinne)

2-İfrat ve tefritten uzaklaşıp istikamet üzere olmak.

a-itikatta istikamet

b-İbadetlerde istikamet

c-Muamelatta istikamet

3-Heva ve heveslerin tahakküm altına alınıp vahye teslim edilmesi. Şahıslara ve vahiy dışındaki mercilere mutlak olarak teslim edilmemesi

4-Kişinin özüyle ve sözüyle dosdoğru sadıklardan olması.

5-Bidatlerden uzak durup sünneti seniyyeye tam uyması.

6-Hayırda yarışmak ve yardımlaşmak.

  Ne mutlu Allah’ın ve rasulünün ahlakıyla ahlaklananlara!

Haccın kemalati hacının hac vazifelerini ahlaklı olarak yerine getirmesiyle mebrur ve makbul bir hac olur. Her ibadet böylece sahibine güzel ahlak eğitimi verir.

     Hayatımızdaki rastlanan namaz kıldığı halde dolandırıcılık yapan, defalarca hacca gittiği halde faiz alıp veren hak hukuk tanımadığı halde derviş kisvesine bürünen, cimriliğiyle ün saldığı halde dindar rolü oynayan garabetlerin tamamı maalesef o ibadetleri yerine getiren insanların ruhuna uygun olarak ve hakikat makamında yapmamalarından kaynaklanır. İşin aslına ve temeline indiğimizde bütün bu olumsuzlukların devamlı ahlaksızlaşan toplumumuzda yavaş yavaş ibadetleri vicdan rahatlatma egzersizlerine dönüştürme tehlikesi yatmaktadır. Ortağını aldatmaktan çekinmeyen, faiz almaktan utanmayan, tesettür ve iffet nedir umurunda olmayan sakallı hacı vicdan rahatlatmak için her yıl umre planlamaktadır. Ve gönlünden şöyle geçmekte Umulur ki o kadar yaptığı haksızlığa keffaret ola!!! Sen şunu bil ki ey hacı heyhat ibadetler kul haklarına kefaret olmaz nerede yapılırsa yapılsın.

     İslam ahlakının temeli ilahi oluşudur. Rabbani oluşudur. Rahman ve Rahim sıfatlarıyla dilimizden düşürmediğimiz besmele bize merhametli olma mesajını verir. Bu açıdan bakıldığı zaman her besmele bir mürebbidir. Ama bizler besmele-i şerifin telkinindeki mesajı alamıyoruz. El-Kerim ismini Esma-ül Hüsna’dan okurken cömertlik ve ikram sahibi olmanın bizde meleke haline gelmesi mesajını alabiliyor muyuz? El-Halim isminde vakar ve yumuşak huylu olma telkinini derinde hissedebiliyor muyuz? Esmadaki sırlar kullar üzerine Allah’ın ahlakıyla ahlaklanma manasını yerine getiriyor. Mümin Allah’ın ahlakıyla ahlaklanma ne mana ifade ettiğini ancak esma-i hüsnanın terbiyesinden geçip onunla ahlak eğitimi yaptığı zaman anlayabilir.

     Kişinin güzel ahlak noktasında kazanımlar elde edip edemediğinin bir takım yansımaları vardır. Şunlar başlıca güzel ahlak kazanımlarının alametleridir.

  1. Mahlûkata karşı insafı elden bırakmamak.
  2. Islah ve düzeltici olma yolunu tutmak.
  3. Yanlışlarını görerek itiraf edip telafi derdine düşmek.
  4. Hizmet yolunda insanlardan gelen sıkıntılara katlanabilmek.
  5. Kendisine yöneltilen eleştirileri olgunlukla karşılayabilmek.
  6. Haklı bile olsa nefsani tartışmalar yapmamak.
  7. Şefkat ve merhametli olmayı hiçbir zaman elden bırakmamak.
  8. Yaptığı iyilikleri hemen unutmak.
  9. Başkalarının kendisine yaptığı kötülükleri unutmak .
  10. Gelmeyene gitmek, vermeyene vermek.

Güzel ahlakın tamamını çeken temel rükünler şunlardır. Diğer bir ifadeyle güzel ahlak binasının temel taşları şunlarıdır:

a-Sabır

b-Adalet

c-İffet

d-Şecaat (dengeli cesaret)

e-Hikmet (yerli yerince söz söyleme ve iş yapma)

Buna mukabil kişiyi ahlaksızlığa sevk eden unsurlarsa şunlardır:

a-Cehalet

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu